Web-Mail Diyanet-Mail Diyanet İşleri Başkanlığı
Anasayfa İletişim Bilgi Edinme Münhal Kadrolar Ziyaretçi Defteri Fotoğraflar Videolar Namaz Vakitleri
Misyonumuz; Toplumun dinî ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermek amacıyla İslam Dini'nin temel kaynaklarına dayalı doğru ve güncel bilgi ile toplumu din konusunda aydınlatmak, inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek ve ibadet yerlerini yönetmektir. Vizyonumuz; Türkiye ve dünyada İslam Dini'ne ilişkin her hususta referans alınan, en etkin ve saygın kurum olmaktır.

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori Sayısı 56
Sayfa Sayısı 21
Haber Sayısı 531
Yorum Sayısı 17
Haber Okuma 31171
Video Sayısı 2
Fotoğraf Sayısı 383
Editör Sayısı 6

Gül Yüzlü Peygamber, İnsanlığa Rehber

Diyanet Dergisi

yazarDiyanet Dergisi » 11 Mayıs 2010, 00:56 Tarihinde Yazmış,  Bu Yazı 52 defa okunmuştur.

Gül Yüzlü Peygamber, İnsanlığa Rehber

Sevgi, şefkat, rahmet, barış adalet denince aklımıza ilk gelen Hz. Peygamber (s.a.s.)’dir. O, insan sevgisi, hoşgörüsüyle tüm insanlığa rahmet ve örnek olarak gelmiştir. Onun örnek davranışları inananlar tarafından da, inanmayanlar tarafından da her zaman takdirle karşılanmış, kendisine Muhammedü’l-Emin denilmiştir. Bütün bu hayranlık, onun hayatı boyunca, insanlarla iyi geçinmesi, dürüstlüğü, adaleti, sevgisi, tatlı dili ve hoşgörüsüyle sağlanmıştır. Çünkü Hz. Peygamber, özü sözü bir hayat sürmüş, Kur’an ahlakı ile ahlaklanmıştır. Hz. Peygamber'in insan sevgisi herkesi kuşatıcıydı; genci-yaşlısı, güçlüsü-zayıfı, zengini-yoksulu, amiri-memuru, erkeği-kadını, hür olanı ve olmayanı, herkesi kuşatıcıydı. Her insana, hatta her canlıya hak ettiği değeri verirdi. Küçüklere sevgiyi, büyüklere saygıyı öğütler, adaletten sapmadan birlik hâlinde yaşamayı, hak sahiplerine haklarını vermeyi emrederdi. Meslek gruplarından, zenginliklerinden dolayı insanların birbirlerini küçümsemelerini, hor görmelerini doğru bulmaz, üstünlüğün Allah’a yakınlık ile olacağını tüm insanlara hatırlatır ve “insanların tarağın dişleri gibi eşit olduğunu” (Müsned, Ahmed b. Hanbel. V, 411; Keşfü’l-Hafa, 11. 292. H. No: 2846) bildirirdi.

Örnek elçi Hz. Peygamber kadınlara iyi davranır, onlara hak-ettikleri değeri verirdi. “Cennet annelerin ayakları altındadır.” (Müslim, Birr ve’s-Sıla, 6; Nesai, Cihad, 6) buyurarak içinde yaşadığı toplumda kadına verilmesi gereken değeri gösterirdi. Kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesine karşı mücadele ederdi.

Hz. Peygamber'in insan sevgisine yakınen şahit olan, Enes (r.a.) şunları anlatıyordu: “Rasulüllah’a on sene boyunca hizmet ettim. Allah’a yemin olsun ki bana ne kötü bir şey söyledi, ne öf dedi, ne yaptığım bir şey için, niye yaptın, ne de yapmadığım bir şey için, niçin yapmadın, dediğini duydum.” (el-Hindî, Kenzu’l-Ummal, VII, 50)

Adalet Peygamberi, merhamet ve sevgi göstermede eşsizdi. Öyle ki, bir çocuk gördüğünde, mübarek yüzünü neşe ve sevinç kaplardı. Yolda gördüğü her çocuğa selam verir, hâl hatırını sorar, onunla konuşur, şakalaşırdı. Çocuklarla oynar, onlara hediyeler verirdi. Hz. Peygamber kız-erkek ayrımı yapmaz, kız çocuğunun uğursuz sayıldığı bir toplumda kız torunu Ümame’yi Medine sokaklarında omzunda gezdirirdi. İki gülü Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i de çok sever, onların oyunlarına ortak olurdu. Ashab-ı Kiram’a çocuklarını sevmelerini tavsiye ederdi. Hatta bir gün Hz. Peygamber, torunu Hz. Hasan’ı severken öptüğünü gören Akra’ b. Habis. “Ya Rasulallah! Benim on çocuğum var, ben onlardan hiç birini öpmedim.” deyince, Hz.  Peygamber şöyle karşılık verdi. “Allah senin kalbinden merhamet duygusunu söküp almışsa ben ne yapabilirim? Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” (Buhârî, Edeb, 18)

Hz. Peygamber inanan insanları müjdeleyen, uyaran ve doğruya davet eden bir peygamberdi. O, mahşer günü “Herkesin sevdiği ile beraber olacağını” (Müslim, Birr ve’s-Sıla, 161) bildiren, dolayısıyla sevdiğimiz kişilerin iyi insanlar olması gerektiğini bize hatırlatan bir peygamberdi. O, insanlığa, kardeşliği zedeleyen davranışlardan uzak durulmasını tavsiye eder, “Ey Allah’ın kulları kardeş olun.” (Muvatta, Hüsnü’l-Huluk, 15) sözüyle birlik ve beraberliğin gerekliliğini perçinlerdi. Ayrıca “Sizden biriniz, kendisi için istediğini; kardeşi için de istemedikçe olgun bir mümin olamaz.” (Buhârî, İman, 6) buyururlardı. Yine o, dertlere deva, gönüllere şifa, muhtaç olana yardım eli olurdu. iyilikte yardımlaşmayı ve yarışmayı tavsiye eder, kötülükten kaçınmayı ve cemaatten kopmamayı emrederdi. O, dürüstlüğü, adaleti, şefkat ve merhameti ile dillerde anılan, hep övülen, sevilen örnek bir peygamberdi. Kur’an-ı Kerim’de, Hz. Peygamber'in biz ümmetine ne kadar düşkün olduğu belirtiliyor, cenneti kazanmamız için bizlere en güzel örnek olduğu hatırlatılıyordu. Peygamber Efendimiz, bize düşkün olduğu kadar, inançsız insanlar için de “Allah’ım, onlar hakikati bilmeyen bir topluluktur, onları hidayete eriştir.” (Buhârî, Enbiya, 52) buyurarak dua ediyordu. Çünkü o, bütün insanlığa rahmet olarak gelmişti. Beddua eden bir peygamber olmadığını da belirtmişti. (Müslim, Birr, 87) Taif'te kendisini taşlayanları, Uhut savaşında en yakını, amcası Hz. Hamza’yı şehit edenleri Müslüman oldular diye affetmişti. O, sevdiğini Allah için sever, yerdiğini Allah için yererdi. onun için ashab-ı "fedake ebî ve ümmî" (anam babam sana feda olsun Ya Rasulallah) der, onun yolunda canlarını bile feda ederlerdi.

Hikmetli Peygamber, gönlünde yer eden bitmez tükenmez insan sevgisi ile her şeyin olumlu bir tarafını düşünürdü, yapıcı ve tamir edici bir tavırla hareket eder, mevcut sorunların bir gün düzeleceğine inanırdı.

Hz. Peygamber komşuluk haklarına, eş dost ziyaretine çok önem verirdi. Hastaları ziyaret eder, yetimin başını okşar, yoksulları gözetirdi. Cenazelerinde de hep yanlarında bulunurdu. Bütün bunlar, Hz. Peygamber'in insana verdiği değeri ve insan sevgisini gösterirdi.

Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilen şefkat peygamberi, Kur’an-ı Kerim’de emredildiği gibi çevresindekilere her zaman hikmetle, güzel öğütle, tatlı bir dille konuşur, sabır ve metanetle yaklaşır, en güzel şekilde karşılık verirdi. Onu öldürmeye gelenler dahi onda dirilir, yeniden hayat bulur, doğru yola gelirlerdi. Bütün bunlar onun insan sevgisindendi. O en güzel rehber, eşsiz bir peygamberdi.

Sevgili Peygamberim, doğumundan bugüne dillerde, gönüllerdesin. Sonsuza kadar da dillerde, gönüllerde, fiillerde yaşatılacaksın. Salat ve selam olsun sana ey sevgili...

Ey Nebi! Varlığın şâd etti bizi,

Sana uzaklık köreltti bilincimizi,

Sevgin, şefkatin birleştirdi bizi,

Adaletin, merhametin mestetti yüreğimizi.

Ey Nebi! Sen tanıttın bize Rabbimizi,

Ve ekledin “Allah için sevin kardeşinizi;”

Sevebildikçe artık bizler birbirimizi,

Vaadettin sen bize cennet bahçemizi.

Not: Bu yazı, DiyanetAvrupa Aylık Dergi Nisan 2010 sayısında yayınlanmıştır.

Fatih Çelik
Bursa-Nilüfer Eğitim Merkezi Öğretmeni

    Facebook Google Twitter Delicious StubmleUpon Digg Reddit

İL MÜFTÜMÜZ

PERSONELİMİZ

Yeni Sayfa 1

DİNİ BİLGİLER

YAZARLAR

Modern çağın sarp yokuşu: Afrika22 Haziran 2011
Aktif Ziyaretçi :  8 Bugün :  91 Toplam :  219843

Telif hakkı © 2004-2011 Kütahya Müftülüğü.Alipaşa Mahallesi Atatürk Bulvarı Müftülük Sitesi No:8 Kat:1,2,3,4 / 43030 KÜTAHYA Tel : (0 274) 223 63 12 -223 63 15 Fax : (0 274) 223 63 13
Altyapı : MyDesign


Sitemizin Sunucu Kiralama hizmeti Sunucuturkiye Dedicated Server, Sunucukiralama Kiralık Sunucu, Datatelekom Datacenter ve Colocation,
Kaliteweb web hosting tarafından sağlanmaktadır.