Web-Mail Diyanet-Mail Diyanet İşleri Başkanlığı
Anasayfa İletişim Bilgi Edinme Münhal Kadrolar Ziyaretçi Defteri Fotoğraflar Videolar Namaz Vakitleri
Misyonumuz; Toplumun dinî ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermek amacıyla İslam Dini'nin temel kaynaklarına dayalı doğru ve güncel bilgi ile toplumu din konusunda aydınlatmak, inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek ve ibadet yerlerini yönetmektir. Vizyonumuz; Türkiye ve dünyada İslam Dini'ne ilişkin her hususta referans alınan, en etkin ve saygın kurum olmaktır.

ANA MENÜ

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori Sayısı 56
Sayfa Sayısı 21
Haber Sayısı 530
Yorum Sayısı 17
Haber Okuma 29122
Video Sayısı 2
Fotoğraf Sayısı 383
Editör Sayısı 6
Yaz Kuran Kurslarının Önemi

Yaz Kuran Kurslarının Önemi

Yaz Kuran Kursları Neden Önemli

Çocuklarımızın yaz Kur'an kurslarında Kur'an'dan ayetler ezberlemelerinin önemini anlamak için şu misali mutlaka hatırlamalıyız:

Yolda yürürken yerde gördüğünüz kâğıt parçalarına basıp geçersiniz, eğilip alarak yüksek bir yere koyma gereği duymazsınız değil mi? Çünkü kâğıt parçaları üzerinde değerini yücelten kutsal bir yazı yoktur. Şayet bu kâğıdın üzerinde Kur'an'dan ayetler yazılı olsa basıp geçemezsiniz; hemen eğilip alır, yüksek bir yere hürmetle koyma gereği duyarsınız. Çünkü üzerinde Allah'ın kelamını taşımaktadır o kâğıt parçası.

İşte insanların kalbi de aynen bu kâğıt parçası gibidir. Kutsal konulardan bomboş ise kendini yüceltecek bir değere sahip değil demektir. Böyle değil de, en azından namazda okuyacağı kadar Kur'an'dan sureler, ayetler ezberlemiş, hafızasına Allah'ın kelamını yazdırmışsa, artık o genç boş kâğıt değersizliğinden kurtulmuş, kalbinde Allah'ın ayetleri yazılı değerli bir varlık derecesine yükselmiştir. Rabbimiz artık kelamını ezberleyerek kalbine yazdırmış bu kulunu, Cennet'ine layık görmekle kalmıyor, ayrıca yakınlarına şefaat etme izni vereceğini de bildiriyor. İsterseniz benim hafızlık diplomama da yazılan (İbni Maceh) hadisini birlikte okuyalım:

-"Kim Kur'an'ı okumayı öğrenir, arkasından da ezberler, ezberlediği Kur'an'ın emirlerine uygun şekilde yaşarsa, o kimseyi Allah, ezberleyip amel ettiği Kur'an hürmetine Cennet'ine almakla kalmaz, ayrıca yakın akrabalarından Cehennem'e gitmesi kesinleşen on kişiye de şefaat edip kurtarma izni de verir."

Demek ki, Kur'an'a gereken ilgiyi gösterip ezberleyerek kalbine, gönlüne ayetler, sureler yazdıran yavru, Cennet'e girmekle kalmayacak, ayrıca yakınlarından Cehennem'e gitmesi kesinleşmiş kimselere de şefaat ederek kurtarma salahiyetine de sahip olabilecektir. Hadisin işareti budur.

Aslında bu konunun en muhteşem örneğini Hazreti Mevlânâ vermektedir. Buyurun birlikte okuyalım Mevlânâ'nın anlayışını.

Huzuruna giren bir genci ayağa kalkarak karşılamakla kalmayıp makamına buyur eder, kendisi de karşısında bir talebe gibi diz çökerek oturmayı tercih eder.

Çevredekilerin itiraz dolu bakışlarına ise şöyle cevap verir:

- Bu genç Kur'an'ı ezberlemiş bir hafızdır. Kalbinde Kur'an yazılıdır. Siz sokakta üzerinde Allah yazılı bir kâğıdı görünce hemen hürmet göstererek eğilip alır, yüksek bir yere koyarak hürmet gösterirsiniz. İşte ben de bunu yapıyorum. Kalbine Kur'an'ın tamamını yazdırmış bir gence hürmet gösteriyor, ayağa kalkıyorum. Sizin hürmet gösterdiğiniz kâğıt üzerindeki yazıdan daha fazlası, bu gencin kalbinde yazılıdır. Çünkü hafızdır bu genç!

Hazreti Mevlânâ sözlerini şöyle tamamlar:

- Sadece ben değil Allah (cc) da kelamını ezberleyerek amel eden gençlere büyük değer veriyor, onu Cennet'ine almakla kalmıyor, ayrıca ona şefaat etme izni de veriyor, akrabalarından Cehennem'e gidecek on kişiye de şefaat ederek kurtarma hakkı tanıyor.

Evet, Hazreti Mevlânâ da böyle anlatıyor Kur'an'ı ezberleyerek manasıyla amel eden gencin şefaat iznine sahip oluşunu.

Demek ki, fırsat bulunca Kur'an'ın tamamını olmasa da, namazda okunacak kısa surelerden başlayarak Amme, Tebareke, Yasin gibi kolay sureleri ezberleyenler boş bir kâğıt parçası gibi ayak altında çiğnenecek durumdan çıkıyor, üzerinde ayet yazılı Kur'an sayfaları gibi hürmet ve saygıya layık hale geliyorlar. Hatta, şefaat izni alacak duruma bile yükselmeleri söz konusu olabiliyor, Mevlânâ'yı dahi ayağa kaldıracak itibara sahip olabiliyorlar.

Ne dersiniz? Yaz tatilinde çocuklarımızın kalplerine, kafalarına Kur'an'dan ayetler, sureler yazdıralım da şefaat edecekler arasına girsinler mi? Hz. Mevlânâ'yı ayağa kaldıracak kadar da değere sahip olsunlar mı?

Yoksa bu konu iyice mi düşünülmeli? Arkamızdan Kur'an okuyacak bir nesil olmasa da olur der gibi bir duyarsızlığa düşme tehlikesi de söz konusu mu?

                                                                                                               AHMET ŞAHİN


Haberi ;23 Haziran 2010, 14:29 TarihindeTurhan BAYATLI  eklemiş,haber 4 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Müftülüğümüzden

Vefat ve Baş sağlığı

Vefat ve Baş sağlığı Vefat ve Baş sağlığı

Aile İçi Sevgi İl Kurulu Eğitimi

Aile İçi Sevgi İl Kurulu Eğitimi Aile İçi Sevgi İl Kuruluna Aile İçi Eğitim

İL MÜFTÜMÜZ

PERSONELİMİZ

Yeni Sayfa 1

DİNİ BİLGİLER

YAZARLAR

Modern çağın sarp yokuşu: Afrika22 Haziran 2011
Aktif Ziyaretçi :  7 Bugün :  356 Toplam :  219313

Telif hakkı © 2004-2011 Kütahya Müftülüğü.Alipaşa Mahallesi Atatürk Bulvarı Müftülük Sitesi No:8 Kat:1,2,3,4 / 43030 KÜTAHYA Tel : (0 274) 223 63 12 -223 63 15 Fax : (0 274) 223 63 13
Altyapı : MyDesign


Sitemizin Sunucu Kiralama hizmeti Sunucuturkiye Dedicated Server, Sunucukiralama Kiralık Sunucu, Datatelekom Datacenter ve Colocation,
Kaliteweb web hosting tarafından sağlanmaktadır.